From a distance, Ma’ale Adumim appears perfectly planned, each house a replica of the next. The homogeneity is in direct contrast to Palestinian towns, where homeowners, unbridled by urban plans, each add a bit of inconsistency to create the irrational landscape. Perhaps this homogeneity is only true for the part I can see from the road, the settlement’s oldest quarter dating all the way back to the late 1970s. Regardless of its prevalence, the pre-planned homogeneity, meant to give the sense of communal coherence, is the epitome of settler colonialism. It is colonial hegemony. "
Thursday, 13 December 2012
On heritage and colonialism
From a distance, Ma’ale Adumim appears perfectly planned, each house a replica of the next. The homogeneity is in direct contrast to Palestinian towns, where homeowners, unbridled by urban plans, each add a bit of inconsistency to create the irrational landscape. Perhaps this homogeneity is only true for the part I can see from the road, the settlement’s oldest quarter dating all the way back to the late 1970s. Regardless of its prevalence, the pre-planned homogeneity, meant to give the sense of communal coherence, is the epitome of settler colonialism. It is colonial hegemony. "
Monday, 10 December 2012
A belated audience reaction… City Crossings, Cairo, Beirut, Istanbul
Monday, 5 July 2010
Spectral Histories
Jacques Derrida, quoted in Zhivka Valiavicharska, Socialist Modes of Governance and the "Withering Away of the State", Theory&Event Volume 13, Issue 2, 2010
The article is another one of a series of attempts to re-Present the Left-wing past as a political possibility of today. A close reading of State&Revolution is all the more interesting given that we attempted a similar reading this smester with Ozselcuk.
Valiavicharska does not use psychoanalysis, but her point is similar to that of Yahya-Ozselcuk's discussion of the forms of the commune, especially when Valiavicharska refers to retrospective studies on Soviet experience and the practice of property law. The close reading of State and Revolution gives us a sense of Lenin flirting with what Madra&Ozselcuk call feminine jouissance following Lacan, countering arguments on the domination of beuracratic specialists as the anthropological truth of Soviet experience in all its aspects.
The article is an attempt to re-Present Soviet past and rescue the "pure memory" of communism from its representational chains.
Wednesday, 26 May 2010
Türkiye Engelli Haritası
"space does not exist before its mapping" (b.stiegler, global mnemotechnical system)
Tuesday, 25 May 2010
Ölüler Siyasete Nasıl Katılırlar?
23/05/2010
Hozat Belediye Başkanı'ndan Kemal Kılıçdaroğlu'na mektup
CEVDET KONAK (Arşivi)
Sizinle aynı topraklarda dünyaya gelmiş ve bu toprakların acılı tarihiyle büyümüş toplumumuzun bir ferdi olarak, söylenecek ilk sözün biz Dersimlilere ait olduğunu düşündüğüm için bu yazıyı kaleme alıyorum. Siyaset teorisinde tarihin, kendini yenileyen bir gerçeklik olduğunu düşünenlerden ziyade, soğuk yenilen bir intikam yemeği olduğuna kanaat getiren zatım, CHP Genel Başkanı olmanıza ramak kalan şu günlerde büyük bir fırsatı yakaladığınıza içtenlikle seviniyor. Öyle ki bu yeni kimliğiniz, sizlerden beklentileri olan farklı toplumsal kesimleri ilk defa aynı umut ortaklığı içerisinde buluşturuyor. Tam da bu noktada, farklı politik atmosferlerin tesiri altında olan insanlara birleşik bir umut olarak sunulmanızı, intikam yemeği olan tarihin bilinçli bir tercihi olarak değerlendiriyorum. Neden derseniz, CHP siyasetinin mevcut paradigması dışında bugüne değin yaptığınız muhtelif açıklamaların liderlik sultasının ezici gücü altında susturulduğu herkesin malumudur. Bugün içinde bulunduğunuz konjonktürel durum sizi bir lider olma aşamasına yükselttiği gibi, aynı zamanda düşündüklerinizi doğrudan ve sansürsüz dile getirmenizi de sağlıyor. Fakat dile getirmiş olduğum durumun tersine ikircikli tavrınıza devam ettiğiniz takdirde, bugüne değin sizlere umut bağlayan halkın büyük çoğunluğunun gözünde, susturulmanıza yorumlanan haklılığınızın asılsız olduğu, gün yüzüne çıkacaktır. Tekrar başa dönecek olursak, bundan dolayıdır ki tarih, kullanmasını bilenlerin elinde güçlü bir silah olduğu gibi, tersi durumlarda eline düşenleri kepazeye çeviren bir intikam meleği işlevi görür.
Gönderilmiş mesih
AKP hükümetine karşı ulusalcı hissiyatlarla hareket eden bir CHP kitlesi için siz, iktidar olma yolunda önemli bir fırsat olarak görülüyorsunuz. AKP’nin gerçekleştirdiği ve gerçekleştireceği politikalara karşı Baykalvari bir kronik muhaliflikle değil de mütevazı kişiliğinizle karşı koyacağınız muhakkak. Statükosunun sarsılacağını düşünen üst kesimin dinci fobisi ile korkularından başka kaybedecek hiçbir şeyi olmayan bir kısım alt kesiminin ortak paydası olan CHP siyasetinin dümenine geçmek, belki de bu yeni dönem açısından pek fazla bir şey ifade etmeyecektir. Özcesi, artık istemeyerek de olsa Baykal’lı CHP’ye oy veren bir seçmen kitlesi olmayacak önümüzdeki seçimlerde. Siz şu anda zaten var olan CHP tabanı ve onun küskünleri için “binbir hile ve dolap ile kandırılan aziz halkımızı doğru yola getirmek adına gönderilmiş bir mesih olarak görülüyorsunuz”.
Bizlerin temsil ettiği diğer kanada gelecek olursak, içimizde bir burukluk olduğunu istemeyerek de olsa ifade etmek gerek. Yıllardan beridir etnik, dini ve sınıfsal kimliğinden dolayı ezilen Türkiye’nin lanetlileri arasından, bir Obama misali sıyrılmanızı nasıl tarif edeceğimizi bilemiyoruz. Üstelik de Obama’nın yapamadıkları ortada iken! Sizin CHP Genel Başkanı olmanızın, bu ülkenin yüreği hâlâ kanayan ve kimbilir belki de mezarları hiç bulunmayacak çocuklarının olmasını istemeyen her annesi için bir umut olduğunu düşünüyorum. Bu ülkenin çocuklarının kanlarına batırarak siyaset yapanların, her gün bir ailenin ocağına düşen ateşin sorumluları olduğu gün gibi ortadayken, önyargılardan arındırılmış bir toplumun oluşmasında size büyük sorumluluklar düşüyor. Çünkü Türkiye’de hiçbir anne oğlunu artık asker doğuracak kadar cesur değil Kemal bey!
Tüm bunların yanı sıra CHP’nin başında bir Dersimlinin olması, tarihin ironisi olsa gerek. Bundan dolayı şaşkınız. Nasıl şaşırmayalım ki, Dersim 38’den kurtulmuş birini, yaşadıklarının hiç olmadığına inandırmaya benziyor, CHP’nin başında Dersimli birini görmek. Tüm bunlara rağmen devletin başındaki siyasal aşiret olan CHP’nin başkanı olmanızın, gerek yukarıda dile getirmiş olduğum beklentiler çerçevesinde gerekse de her defasında kanatılan çıban yarası Dersim insanı açısından yabana atılmayacak kadar önemli olduğunu düşünüyorum. Sizden beklentimiz Türkiye’de yaşayan farklı milletlerden ve inançlardan her türlü insanın hiçbir ayrıma maruz kalmayacağı bir politik dille bütünleşmeniz. CHP’nin klasik ulusalcı söyleminden sıyrılarak, bir zamanlar partinizden tasfiye edilen Kürt ve Alevi halkın kendilerini özgür ve hür bir şekilde ifade edebileceği parti içi demokrasiyi inşa etmeniz.
Tarihlerinde büyük acılar ve katliamlar yaşayan toplumların gerçeklikle olan temasları her ne pahasına olursa olsun, diğer topluluklara nazaran daha canlı ve diridir. Zira bu toplumların inşa ettikleri kimlik, canlı bir sözlü tarih anlatısı olarak geçmişini sürekli işlevsel kılar. Bizler Dersim halkı olarak, yüzyıllar boyunca yaşadığımız menfur olaylardan dolayı, gerek bu tarihimize gerekse de onunla ilintili olarak yapılan her açıklamaya dikkat kesilmiş bir toplumuz. Bundan dolayı unutmadık Kemal bey, dün kadar yakındır Dersim’den ve Kürt sorununun çözümü karşısındaki görüşlerinizden geri adım attığınız. Tevatür odur ki, partinizde analarımızı ağlatanların mirasına sahip çıkan monşerlerin sesiymiş sizi bastıran.
En az bizim kadar siz de biliyorsunuz Dersim’i. Aynı göğün altındaki topraklarda can verdi atalarımız. Süngülenerek atılanlarımızın kanıyla kırmızıya boyanan aynı Munzur suyuydu. O Munzur ki, eğilerek içtiğimiz suyuyla kan kardeş yaptı bizi, ölülerimiz ve tarihimizle.
Tüm bunları sizden halkım adına, bir zamanlar -şimdi sizin de içinde bulunduğunuz- o mecliste milletvekili iken, 1925 yılında İttihat ve Terakki anlayışı tarafından astırılan dedem Hasan Hayri Bey adına istiyorum. Şimdi ölülerimiz yattıkları yerden size sesleniyor: Ne olur bir daha geri adım atma evlat ve gereğini yap artık!
CEVDET KONAK:Dersim, Hozat Belediye Başkanı
Thursday, 13 May 2010
Unutma!!!
Memory literatürünün genel bir sylabus'u; unutmayayım diye
can
Tuesday, 23 June 2009
Holden Caulfield Ölmüş Dediler
"“Holden is somewhat a victim of the current trend in applying ever more mechanistic approaches to understanding human behavior,” Ms. Feinberg wrote in an e-mail message. “Compared to the early 1950s, there is not as much room for the adolescent search, for intuition, for empathy, for the mystery of the unconscious and the deliverance made possible through talking to another person.”